Sayfalar

ayrılık üzerine.. vol2.




teninin teninden , sarılırken kolunun kolundan çekilmesinden çok ruhların birbirinden ayrılmasıdır ayrılık.. ve bir daha asla bütünleşemeyeceği , birleşemeyeceğinin bilincinde olmanın verdiği acıya katlanmaktır.. sahi şu reenkaryasyon gerçek olsa da en azından ruhunun benim bedenime gireceği ihtimalini düşünsem.. öyle yaşasam.. ne de olsa bir umuttur yaşamak.. hadi teninin kokusundan , o sana sarılırken , okşarken saçını kokunu içime çekmeyi geçtim sadece ruhuna da razıyım.. ne de olsa en gerçekci ihtimal o.. ruhlarımız uyuşuyordu bizim değil mi ? hani diyordun bana sen ruh ikizimsin hiç ayrılmayalım diye..

“ tüm yaşadıklarımızı unut. “ demiştin. ya o yaşadığımız duygular ? sıcak su ile duş aldığımızda daha iyi temizlenirmişiz- arınırmışız . Öyle duymuştum. düşündüm de kaynar su ile duş alsam gün boyunca arınır mıyım o duygulardan ? ya da ister miyim ki arınmak ? unutmak ister miyim o anları ? sensizlikle çektiğim azap daha dolmadı mı ? bitmedi mi çilem ? dolmadı mı daha cezam ? daha ne kadar sürer ki bu eziyet ?  sürmeli mi ? müsait olduğunda sever misin beni ? sen.. sen hiç gördün mü birisi için yanan bir kalbi ? ben görmedim ama yaşadım.. yanan kalp yaşamaz diyenlerin halt ettiğini burada öğrendim  ben..   

peki o zaman aşk ölüm müdür ? yoksa yaşamın ta kendisi mi ? bana sormadın ama yine de söyleyeyim ben ;

yaşarken ölmektir aşk..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder